TürkiyeRehberi

Tarih

Sakarya toprakları, tarih boyunca Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler ve Romalılar gibi birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 562 yılında yaptırılan on beş gözlü taş köprü, bugün hâlâ ayakta durarak bu uzun geçmişe tanıklık eder. Bölge, Osmanlı döneminde de İstanbul'u Anadolu'ya bağlayan yollar üzerinde önemli bir konuma sahip olmuştur.

Bugünkü il merkezi Adapazarı, 17. yüzyılda Sakarya Nehri'nin oluşturduğu verimli ova üzerinde bir pazar yerleşimi olarak kurulmuş ve zamanla farklı bölgelerden gelen göçmenlerle büyümüştür. Taraklı ve Geyve gibi ilçeler ise Osmanlı döneminde İstanbul-Bağdat ticaret yolu üzerindeki konaklama noktaları olarak gelişmiştir. Bu tarihi kasabalardaki ahşap konaklar günümüze kadar korunabilmiştir.

Kurtuluş Savaşı yıllarında bölge, Mart-Haziran 1921 arasında üç ay süren bir işgale maruz kalmış ve 21 Haziran, bugün hâlâ 'Kurtuluş Günü' olarak kutlanmaktadır. İl, 1954 yılında Kocaeli'den ayrılarak bağımsız bir idari birim olmuş, 2008'de büyükşehir belediyesinin adı Sakarya olarak değiştirilmiştir. Bölge, 1943, 1967 ve özellikle 1999 Gölcük depremlerinde büyük kayıplar yaşamış, bu felaketler kentin yeniden yapılanmasında belirleyici olmuştur.

Gezilecek Yerler

Taraklı, korunmuş Osmanlı dönemi ahşap evleri ve dar taş sokaklarıyla Sakarya'nın en özgün ilçelerinden biridir; tepedeki saat kulesi kasabanın simgesi hâline gelmiştir. Hanımeli Konağı gibi restore edilmiş tarihi evler, günümüzde ziyaretçilere konaklama imkânı da sunmaktadır.

Sapanca Gölü, çevresindeki kafeler ve yürüyüş parkurlarıyla İstanbul'a yakınlığı sayesinde hafta sonu kaçamaklarının gözde adreslerinden biridir. Göl kıyısındaki Sapanca ve Arifiye ilçeleri, aynı zamanda çiçek ve fide yetiştiriciliğiyle de tanınır.

Söğütlü yakınlarındaki Justinianus Köprüsü (Beşköprü), 1.500 yıla yakın bir süredir ayakta duran on beş kemerli taşköprüsüyle bölgenin en etkileyici tarihi yapılarından biridir. Acarlar Longozu'ndaki ahşap yürüyüş yolları, sık orman ve sulak alanı bir arada gezme imkânı sunar; Maden Deresi ise rafting tutkunları için doğal bir kanyon vadisi sağlar.

Yemekler

Sakarya mutfağı, Kafkasya ve Balkanlar'dan gelen göçmenlerin izlerini taşıyan çok kültürlü bir yapıya sahiptir; Çerkes, Abhaz, Boşnak ve Hemşinli mutfaklarından tarifler burada bir araya gelmiştir. Bu çeşitlilik, ilin dokuz yüzden fazla yerel yemek çeşidine sahip olmasını sağlamıştır.

Hendek, Karasu ve Kocaali çevresinde yoğun olarak yetiştirilen fındık, hem doğrudan tüketilir hem de yöresel tatlılarda kullanılır. Kete ve su böreği gibi hamur işleri de günlük sofraların önemli bir parçasıdır.

Adapazarı'na özgü köfte çeşitleri ve yöresel kavurmalar, şehrin geleneksel lokantalarında hâlâ yaşatılmaktadır. Bölgedeki zengin tarım arazileri, sofralara mevsiminde taze sebze ve meyve ulaşmasını sağlar.

Sanayi & Madencilik

Sakarya, otomotiv ve raylı sistem sanayisinde Türkiye'nin önemli merkezlerinden biridir; Toyota'nın üretim tesisi, Otokar'ın otobüs ve savunma sanayi araçları fabrikası ile TÜVASAŞ'ın vagon üretimi ilin sanayi üretiminin büyük bölümünü oluşturur. Goodyear'ın lastik fabrikası da bölgedeki büyük istihdam kaynaklarından biridir.

Tarımda fındık, ilin en önemli ürünüdür ve Hendek, Karasu ile Kocaali çevresinde yoğun olarak yetiştirilir. Hayvancılık ve kanatlı üretimi de ekonomide büyük bir paya sahiptir; Şenpiliç gibi tesisler bölgede binlerce kişiye istihdam sağlar.

İl, savunma sanayisi alanında da Tank ve Palet Fabrikası'yla önemli bir üretim merkezidir. Sakarya, 2013 yılında bir milyar doların üzerinde ihracat yapan illerden biri olmuş ve ihracatta ülkenin önde gelen şehirleri arasına girmiştir.

Sosyokültürel Yapı

Sakarya, hem tarım hem sanayi toplumunu bir arada barındıran, muhafazakâr aile yapısının güçlü olduğu bir Marmara şehridir; deprem sonrası dayanışma kültürü toplumsal hafızada önemli bir yer tutar.

Sapanca Gölü kıyısı hafta sonu kaçamağı için, şehir merkezindeki çarşı ise günlük alışveriş için tercih edilir.

Bilgin Olsun

Söğütlü yakınlarındaki Justinianus Köprüsü, Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından 562 yılında yaptırılmış olup on beş kemeriyle günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır.