TürkiyeRehberi

Tarih

Bilecik, Bizans döneminde 'Belekoma' adıyla anılan küçük bir kale kentiydi ve bölge o dönemde stratejik bir savunma noktası olarak kullanılıyordu. Şehir, Bitinya bölgesinin batı ucunda, farklı coğrafyaların birleştiği bir konumda yer almaktaydı. Bu konum, kentin tarih boyunca farklı güçlerin ilgisini çekmesine neden olmuştur.

1299 yılında Osman Gazi'nin Bilecik'i fethetmesi, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun sembolik başlangıcı olarak kabul edilir. Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gazi'nin türbesi, yakındaki Söğüt ilçesinde bulunur ve bu nedenle Söğüt ile Bilecik, Osmanlı'nın beşiği olarak anılır. Osman Gazi'nin kayınpederi ve manevi rehberi Şeyh Edebali'nin türbesi de yine Bilecik'tedir.

Cumhuriyet'in ilanının ardından 1924 yılında il statüsü kazanan Bilecik, 20. yüzyılda mermer ocakçılığı ve tarımla öne çıkan sakin bir taşra kenti olarak gelişmiştir. Kuzey Anadolu Fay Hattı'na yakınlığı, kentin imar ve yapılaşma politikalarında hep önemli bir etken olmuştur. Bugün Bilecik, hem tarihi mirasıyla hem de üniversitesiyle bölgenin gelişen merkezlerinden biridir.

Gezilecek Yerler

Söğüt ilçesindeki Ertuğrul Gazi Türbesi ve hemen yanındaki Ertuğrul Gazi Müzesi, Osmanlı Devleti'nin kuruluş hikâyesini merak edenlerin mutlaka uğradığı bir duraktır. Müzenin bulunduğu tarihi bina, dönemin ahşap mimarisini başarıyla yansıtır.

Şeyh Edebali Türbesi ve Camii, Osman Gazi'nin manevi rehberine adanmış sade ama anlamlı bir ziyaret noktasıdır. Bilecik'in Osmaneli ilçesi, korunmuş Rum ve Osmanlı dönemi ahşap evleriyle zaman içinde donmuş bir sokak dokusu sunar.

Gölpazarı'ndaki tarihi taş köprüler ve konaklar, ilçenin Osmanlı dönemindeki ticaret yolu üzerindeki önemine işaret eder. Bilecik Kalesi'nden şehrin geneline hâkim manzara, özellikle gün batımında ziyaretçilere eşsiz kareler sunar.

Yemekler

Bilecik mutfağının en özgün lezzeti, ince açılmış hamurun içine nohut konularak hazırlanan nohutlu mantıdır; bu yöresel tarif, klasik mantıdan hem şekli hem de malzemesiyle ayrılır. Yemek genellikle yoğurt ve tereyağlı sosla servis edilir.

İlin bıldırcın yetiştiriciliğindeki payı sofralara da yansımıştır; Bilecik'e özgü bıldırcın kebabı, bölgenin en tanınmış et yemeklerinden biridir. Parmak köftesi de yöresel mutfağın sevilen bir başka lezzetidir.

Bilecik güveci, mevsim sebzeleri ve etin güveç kabında yavaş pişirilmesiyle hazırlanır ve özellikle kış aylarında sofralarda sıkça yer bulur. Yöresel ekmek çeşitleri de kentin geleneksel fırıncılık kültürünü yaşatır.

Sanayi & Madencilik

Bilecik'in yer altı zenginlikleri arasında en öne çıkanı mermer yataklarıdır; il, Türkiye'nin önemli mermer üretim ve işleme merkezlerinden biridir. Bozüyük çevresindeki organize sanayi bölgesi, seramik ve cam sanayisinde de önemli bir üretim üssüdür.

Tarımda buğday ve şeker pancarı gibi ürünler geniş ovalarda yetiştirilir. İl, aynı zamanda Türkiye'nin bıldırcın eti ve yumurtası üretiminde önde gelen merkezlerinden biridir.

Osmanlı döneminden kalan ipekböcekçiliği ve dokumacılık geleneği, günümüzde küçük ölçekli atölyelerde hâlâ sürdürülmektedir. Şeyh Edebali Üniversitesi'nin varlığı da kentin ekonomik ve sosyal yaşamına canlılık katmaktadır.

Sosyokültürel Yapı

Bilecik, Osmanlı Devleti'nin kuruluş topraklarında yer alması nedeniyle güçlü bir tarihi kimlik taşır; küçük nüfuslu, sakin ve geleneksel bir yaşam tarzı hâkimdir.

Söğüt ilçesindeki tarihi alanlar gezi için, şehir merkezi ise günlük ihtiyaçlar ve alışveriş için tercih edilir.

Bilgin Olsun

Osman Gazi'nin 1299'da Bilecik'i fethetmesi, tarih kitaplarında Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun sembolik başlangıcı olarak kabul edilir; bu yüzden Bilecik genellikle 'Osmanlı'nın beşiği' olarak anılır.