TürkiyeRehberi

Tarih

Mardin, Mezopotamya ovasına bakan bir tepenin üzerine kurulmuştur ve bu konum ona "Mezopotamya'nın kapısı" unvanını kazandırmıştır. Şehrin tarihi 4500 yıl öncesine kadar uzanır.

Sırasıyla Asurlular, Persler, Romalılar, Artuklular ve Osmanlılar tarafından yönetildi. Yüzyıllar boyunca Süryani, Arap, Kürt, Ermeni ve Türk toplulukları burada bir arada yaşadı; bu çok kültürlülük hâlâ sokaklarda hissedilir.

Şehrin tarihi dokusu o kadar özgündür ki, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almaktadır. Mardin'in telkâri adı verilen ince gümüş işçiliği, yüzyıllardır babadan oğula aktarılan bir el sanatıdır.

Gezilecek Yerler

Mardin Kalesi, şehre tepeden bakan tarihi bir yapıdır. Deyrulzafaran Manastırı, 1600 yıldan uzun süredir kullanılan bir Süryani manastırıdır.

Şehrin taş evleri birbirine merdiven basamakları gibi dizilmiştir; dar sokaklarda yürümek başlı başına bir gezi deneyimidir. Kasımiye Medresesi'nin avlusundaki süslemeler Artuklu dönemi işçiliğini gösterir.

Zinciriye Medresesi'nin taş işçiliği ve manzarası ziyaretçileri büyüler. Yakındaki Midyat ilçesi de, tıpkı Mardin gibi taş evleri ve gümüş telkâri atölyeleriyle mutlaka görülmesi gereken bir yerdir.

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi, tarihi bir konakta şehrin kültürel mirasını sergiler. Mardin Müzesi, bölgeden çıkarılan arkeolojik eserlere ev sahipliği yapar.

17. yüzyıldan kalma Revaklı Çarşı (Sipahi Pazarı), taş işçiliğiyle ünlü tarihi bir alışveriş sokağıdır. Evlerin altından geçen tünel biçimindeki Abbaralar, Mardin'in mimarisine özgü ilginç geçitlerdir.

Yemekler

İliç kebabı, ince açılmış hamurun içine kıyma ve baharatlarla hazırlanıp fırında pişirilir. Kaburga dolması, pirinç ve etle doldurulmuş kuzu kaburgasının uzun süre pişirilmesiyle yapılır.

Sembusek, içine kıyma veya peynir konan küçük bir hamur böreğidir. Cevizli sucuk ise pekmeze batırılmış cevizlerin ipe dizilip kurutulmasıyla hazırlanan meşhur bir tatlıdır.

Mardin'in kavurması ve öğmece gibi yöresel yemekleri, şehrin çok kültürlü mutfak mirasını yansıtır. Şıraya batırılmış kestane ve üzüm kurusu gibi kurutulmuş meyveler, kış aylarında sıkça tüketilir.

Sanayi & Madencilik

Mardin ekonomisinin temeli tarımdır; bölgede bağcılık, zeytincilik ve badem yetiştiriciliği yapılır. Kuru üzüm ve şarap üretimi, şehrin çevresindeki bağlardan gelir.

Yer altında fosfat rezervleri bulunur ve bölgede madencilik faaliyetleri sürdürülür. Son yıllarda kültür turizmi de şehir ekonomisine önemli katkı sağlamaya başlamıştır.

El sanatları, özellikle telkâri ve taş işçiliği, şehrin geleneksel ekonomisinin önemli bir parçası olmaya devam eder. Kültür turizmi, son yıllarda şehir ekonomisinin en hızlı büyüyen kollarından biri hâline gelmiştir.

Sosyokültürel Yapı

Mardin, Süryani, Arap, Kürt, Ermeni ve Türk topluluklarının yüzyıllardır bir arada yaşadığı, Türkiye'nin en çok kültürlü illerinden biridir; farklı din ve dillerin bir arada var olması şehrin en belirgin sosyal özelliğidir.

Akşamları taş evlerin arasındaki dar sokaklarda yürümek ve Mezopotamya ovasının gün batımını izlemek en tipik aktivitedir; telkâri takı almak Mardin'de vazgeçilmez bir deneyimdir.

Bilgin Olsun

Mardin'in taş evleri, yazın serin, kışın sıcak kalacak şekilde özel bir mimariyle inşa edilmiştir.