Tarih
Diyarbakır'ın antik adı Amida'dır; şehrin tarihi MÖ 3. binyıla kadar uzanır. Hurriler, Asurlular, Urartular, Persler ve Romalılar gibi pek çok medeniyet burada iz bırakmıştır.
Roma döneminde inşa edilen ve daha sonra Bizans, Artuklu ve Osmanlı dönemlerinde genişletilen şehir surları, dünyanın Çin Seddi'nden sonra en uzun ikinci suru olarak kabul edilir; kara bazalt taşından örülen bu duvarlar şehre karakteristik görünümünü verir.
Süryani, Ermeni, Kürt, Arap ve Türk toplulukların yüzyıllarca bir arada yaşadığı Diyarbakır, hem Osmanlı hem cumhuriyet döneminde Güneydoğu Anadolu'nun en önemli idari ve ticaret merkezlerinden biri olmuştur.
Gezilecek Yerler
Diyarbakır Surları, üzerlerindeki kabartmalar ve kitabelerle 2015'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır; sur boyunca yürüyüş yaparak şehrin farklı dönemlerden kalma burçlarını görebilirsiniz. Ulu Cami, Anadolu'nun en eski camilerinden biri olup Roma dönemi bir tapınağın kalıntıları üzerine inşa edilmiştir.
Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri kıyısında yüzyıllardır tarım yapılan yeşil bir vadi olup surlarla birlikte UNESCO listesindedir. On Gözlü Köprü, Dicle üzerinde Artuklu döneminden kalma on kemerli tarihi bir köprüdür.
Şehrin taş işçiliğiyle bilinen geleneksel evleri, siyah bazalt ile beyaz kireçtaşının bir arada kullanıldığı özgün bir mimariye sahiptir. Sülüklü Han ve Hasanpaşa Hanı gibi tarihi kervansaraylar, günümüzde kafe ve çarşı olarak kullanılmaktadır.
Diyarbakır Kalesi (İçkale) bölümü, surların en eski ve en iyi korunmuş kısımlarından birini oluşturur. Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi ve Diyarbakır Arkeoloji Müzesi, şehrin edebi ve tarihi mirasını ayrı ayrı gözler önüne serer.
Atatürk'ün I. Dünya Savaşı sırasında karargah olarak kullandığı Gazi Köşkü, ücretsiz ziyaret edilebilen bir başka tarihi duraktır.
Yemekler
Diyarbakır usulü kaburga dolması, pirinç ve bademle doldurulmuş kuzu kaburgasının fırında pişirilmesiyle hazırlanan özel bir ziyafet yemeğidir. Meftune, patlıcan, kabak ve biberin etle birlikte pişirildiği doyurucu bir yemektir.
Şehrin karpuzu, hem büyüklüğü hem tatlılığıyla ülke genelinde tanınır; her yıl düzenlenen karpuz festivali bu üne katkı sağlar. Zerde, safranla renklendirilen tatlı bir pirinç tatlısıdır.
Diyarbakır'ın künefesi ve dolması, şehrin zengin mutfak kültürünün örnekleri arasında sayılır. Cevizli sucuk ve pestil, bölgenin kurutulmuş tatlı ürünleri arasında öne çıkar.
Sanayi & Madencilik
Diyarbakır ekonomisinde tarım önemli bir yer tutar; karpuz, buğday ve üzüm başta olmak üzere çeşitli ürünler yetiştirilir. Dicle Nehri üzerindeki barajlar, bölgeye sulama ve enerji sağlar.
Şehirde tekstil ve gıda işleme sanayisi gelişmektedir. Çevresindeki bazı bölgelerde bazalt ve mermer taş ocakları işletilmektedir.
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi, tekstil ve gıda sektörlerinde bölgesel bir üretim merkezi konumundadır. Şehir, aynı zamanda Güneydoğu Anadolu'nun ticaret ve lojistik açısından önemli merkezlerinden biridir.
Sosyokültürel Yapı
Diyarbakır, Kürt kültürünün ve Süryani mirasının güçlü olduğu, kalabalık ve genç nüfuslu, canlı bir sokak kültürüne sahip bir Güneydoğu Anadolu şehridir; müzik (dengbêjlik) ve söz sanatı toplumsal yaşamda önemli yer tutar.
Akşamları surlar üzerinde yürümek ve Hasanpaşa Hanı'ndaki kafelerde vakit geçirmek tercih edilir; karpuz festivali döneminde şehir özel bir canlılık kazanır.
Bilgin Olsun
Diyarbakır Surları, uzunluğu bakımından dünyada Çin Seddi'nden sonra en uzun ikinci sur olarak kabul edilir.