TürkiyeRehberi

Tarih

Bugün Konuralp beldesinde bulunan antik kent, Bitinya Kralı I. Prusias tarafından MÖ 3. yüzyılda kendi adıyla Prusias ad Hypium olarak kurulmuş, daha önce bu bölgede Hypios adlı küçük bir yerleşim bulunuyordu. Kent, Roma ve Bizans dönemlerinde tiyatrosu, sur duvarları ve tapınaklarıyla önemli bir merkez olmuştur.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ova bölgesine çeşitli Türk boyları yerleşmiş, kıyı kesimindeki Akçakoca ilçesi ise adını, 14. yüzyıl başlarında Orhan Gazi döneminde bu kıyıları fetheden komutan Akçakoca Bey'den almıştır. Bölge, Osmanlı boyunca çoğunlukla küçük yerleşimlerden oluşan sakin bir kırsal alan olarak kalmıştır.

19. yüzyılda Kafkasya'dan gelen Çerkes ve Abaza göçmenlerin yerleştirilmesiyle Düzce'nin nüfus yapısı zenginleşmiştir. 1999 yılında hem bölgeyi ağır şekilde etkileyen büyük depremler hem de artan nüfusu nedeniyle Bolu'dan ayrılarak bağımsız bir il haline gelmiştir.

Gezilecek Yerler

Konuralp Müzesi ve çevresindeki antik Prusias ad Hypium ören yeri, Roma tiyatrosu ve sur kalıntılarıyla Batı Karadeniz'in en önemli arkeolojik alanlarından birini oluşturur. Müzede bölgeden çıkarılan heykel ve günlük eşyalar sergilenir.

Akçakoca ilçesindeki Ceneviz Kalesi kalıntıları, iki koy arasındaki bir kayalık üzerinde yükselir ve sahil boyunca uzanan kumsallarla birlikte ilçenin en çok ziyaret edilen noktalarındandır. Akçakoca Bey'in türbesi de ilçede ziyaret edilebilecek tarihi bir mekandır.

Gölyaka ilçesindeki 120 metre yükseklikten dökülen Güzeldere Şelalesi, kayın ve gürgen ormanları arasında etkileyici bir manzara sunar. Yakınlardaki Efteni Gölü ise 150'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapan önemli bir sulak alan olarak doğa gözlemcilerini ağırlar.

Yemekler

Düzce'nin Kafkas kökenli nüfusunun etkisiyle Çerkes tavuğu gibi yöresel lezzetler, klasik Karadeniz mutfağıyla iç içe geçmiş özgün bir mutfak kültürü oluşturur. Fındıklı tatlılar da bu kültürel çeşitliliğin bir yansımasıdır.

Akçakoca kıyılarında avlanan taze balıklar, özellikle hamsi ve istavrit, ilçenin sahil lokantalarının vazgeçilmez lezzetleridir. Mısır unundan yapılan kete ve gözleme de günlük sofralarda sıkça yer alır.

Orman köylerinde toplanan yabani mantarlarla yapılan yemekler, sonbahar aylarında Düzce mutfağına özgün bir tat katar. Yöresel pekmez ve reçeller de kırsal kesimin geleneksel ürünleri arasındadır.

Sanayi & Madencilik

Fındık tarımı, Düzce ovasının en önemli tarımsal geliridir ve bölge, Türkiye'nin önde gelen fındık üretim alanlarından biri sayılır. Mısır ve sebze tarımı da ovalık kesimde yaygın olarak yapılır.

Orman varlığının zenginliği, kereste ve mobilya sanayisini beslerken, şehirdeki organize sanayi bölgesinde otomotiv yan sanayi ve tekstil gibi alanlarda üretim yapan tesisler de bulunmaktadır.

Akçakoca kıyı şeridinde balıkçılık ve yaz turizmi önemli bir geçim kaynağıdır. Düzce Üniversitesi'nin varlığı da şehir ekonomisine öğrenci nüfusuyla birlikte canlılık katmaktadır.

Sosyokültürel Yapı

Düzce, ormanlık ve tarımsal bir coğrafyaya sahip, deprem sonrası dayanışma kültürünün güçlü olduğu, göç almış çok yönlü bir toplumsal yapıya sahiptir.

Efteni Gölü ve orman içi mesire alanları doğa molası için tercih edilir; şehir merkezi günlük ihtiyaçlar için kullanılır.

Bilgin Olsun

Akçakoca ilçesi, adını Orhan Gazi döneminde bu kıyıları fetheden Türk komutanı Akçakoca Bey'den almıştır.