Tarih
Bugünkü Kastamonu'nun bulunduğu topraklar, antik çağda Paflagonya bölgesinin bir parçasıydı ve sırasıyla Hitit, Frig, Pers ve Pontus hakimiyetlerinden geçti. Şehrin adının, Bizans döneminde bölgeye hakim olan Komnenos ailesinin kalelerinden ötürü verilen 'Kastra Komnenon' adından geldiği düşünülür. Roma ve Bizans dönemlerinde stratejik bir kale kenti olarak önemini korumuştur.
11. yüzyıldan itibaren Türk akınlarına sahne olan şehir, önce Selçukluların, ardından Çobanoğulları ve Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliği'nin merkezi haline gelmiştir; bu dönemde Nasrullah Camii ve Kasaba köyündeki ünlü ahşap Mahmut Bey Camii gibi eserler inşa edilmiştir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Kastamonu, Cumhuriyet tarihinde özel bir yere sahiptir; Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında şapka inkılabının ilk işaretlerini burada yaptığı bir konuşmayla halka duyurmuştur. Şehir, Osmanlı dönemine ait ahşap konaklarını büyük ölçüde koruyarak günümüze taşımış ve bugün orman ürünleri sanayisiyle tanınan bir il merkezi haline gelmiştir.
Gezilecek Yerler
Şehre hakim bir tepede yükselen Kastamonu Kalesi, Bizans döneminden kalma kalıntılarıyla kentin en eski simgesidir ve buradan tüm şehir manzarası izlenebilir. Kalenin eteklerindeki Nasrullah Meydanı ve 1506 yılında Kadı Nasrullah tarafından yaptırılan Nasrullah Camii, şehrin kalbi sayılır ve çevresinde tarihi çarşılar yer alır.
Kasaba köyündeki Mahmut Bey Camii, 1366 yılında tek bir çivi kullanılmadan tamamen ahşaptan inşa edilmiş olup UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alır. Şehir merkezindeki Osmanlı konaklarından biri olan Liva Paşa Konağı, bugün Etnografya Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Doğa tutkunları için Ilgaz Dağı Milli Parkı, kışın kayak merkezi olarak, yazın ise trekking ve kamp alanı olarak kullanılır; içindeki Ilgarini Mağarası ayrı bir keşif noktasıdır. Küre Dağları Milli Parkı ise el değmemiş ormanları ve tarihi bakır madenleriyle bölgenin en zengin doğal alanlarından biridir.
Yemekler
Kastamonu pastırması, diğer bölgelerden farklı bir baharat ve kurutma tekniğiyle hazırlanır ve şehrin en tanınmış lezzetlerinden biridir. Kışlık hazırlanan tarhana çorbası da yöre mutfağının vazgeçilmezleri arasındadır.
İlçe Taşköprü'nün ünlü sarımsağı, hem Kastamonu mutfağının hem de Türkiye genelinin aradığı bir lezzet malzemesidir ve pek çok yöresel yemekte kullanılır. Kuru fasulye ve pekmezli tatlılar da sofralarda sıkça yer alır.
Kastamonu leblebisi ve cevizli sucuk, çarşı içindeki küçük dükkanlarda hâlâ geleneksel yöntemlerle üretilir. Yöreye özgü etli ekmek ve höşmerim tatlısı da ziyaretçilerin mutlaka tatması gereken lezzetler arasında sayılır.
Sanayi & Madencilik
Ormancılık, Kastamonu ekonomisinin can damarıdır; şehir, Türkiye'nin en büyük orman ürünleri ve yonga levha üreticilerinden biri olan Kastamonu Entegre'nin de merkezi konumundadır. Kereste ve mobilya üretimi, ile bağlı birçok ilçede önemli bir istihdam kaynağıdır.
Küre ilçesindeki bakır madenleri, yüzyıllardır işletilen ve hâlâ üretime devam eden madenlerdir; bölgenin madencilik geleneği bu sayede günümüze kadar sürmüştür. Taşköprü'de sarımsak başta olmak üzere tarım da önemli bir geçim kaynağıdır.
Son yıllarda Ilgaz ve Küre Dağları milli parkları sayesinde doğa turizmi hızla gelişmekte, kayak merkezleri ve yayla turizmi ile bölgeye ziyaretçi çekilmektedir. Hayvancılık ve orman köylülüğü, kırsal nüfusun temel geçim kaynakları arasında yer almaya devam etmektedir.
Sosyokültürel Yapı
Kastamonu, geleneksel Osmanlı ev mimarisini koruyan, muhafazakâr ve el sanatlarına (bakırcılık, dokumacılık) değer veren bir Batı Karadeniz ilidir.
Şehir merkezindeki tarihi evlerin arasında yürümek ve pastırma-sucuk almak Kastamonu'da tipik bir deneyimdir.
Bilgin Olsun
Atatürk, 1925 yılında şapka inkılabının halka duyurulduğu ilk konuşmalardan birini Kastamonu'da yapmıştır.