Tarih
Antik dönemde Bithynion adıyla anılan Bolu, Roma İmparatoru Claudius döneminde 'Claudiopolis' adını almış ve Bitinya bölgesinin önemli kentlerinden biri haline gelmiştir. Roma İmparatoru Hadrianus'un sevgilisi Antinous'un bu kent yakınlarında doğduğu rivayet edilir.
Selçuklu ve ardından Osmanlı hakimiyetine giren Bolu, İstanbul'u Anadolu'ya bağlayan tarihi ana yol üzerinde bulunması sayesinde önemli bir konaklama ve ticaret merkezi olmuş, bu dönemden kalan hanlar ve kervansaraylar bugün hâlâ görülebilir. Mudurnu ve Göynük gibi ilçeler, Osmanlı dönemi mimarisini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaşmıştır.
Cumhuriyet döneminde Bolu, özellikle Mengen ilçesindeki aşçılık okulu geleneğiyle 'Türkiye'nin aşçılar diyarı' olarak tanınmış, ülke genelindeki pek çok otel ve restoranın mutfağı Mengenli aşçılarla şekillenmiştir. Günümüzde şehir, Abant Gölü ve Yedigöller gibi doğal alanları sayesinde önemli bir turizm merkezine dönüşmüştür.
Gezilecek Yerler
Bir heyelan sonucu oluşan Abant Gölü Tabiat Parkı, göl kenarında yürüyüş parkurları, at safarisi ve fotoğrafçılık imkanlarıyla Bolu'nun en çok ziyaret edilen doğal alanıdır. Göl çevresindeki ahşap tesisler, dört mevsim boyunca ziyaretçi ağırlar.
Şehir merkezine 45 kilometre uzaklıktaki Yedigöller Milli Parkı, birbirine bağlı yedi gölü ve zengin orman örtüsüyle özellikle sonbaharda rengarenk bir manzara sunar; parkur boyunca uzanan yürüyüş yolları doğa fotoğrafçılığı için idealdir.
Mudurnu ilçesindeki 1374 yapımı Yıldırım Bayezid Camii ve tarihi çarşı, Osmanlı dönemi kasaba mimarisini yakından tanıma fırsatı sunar; Göynük ilçesi ise Akşemseddin'in türbesi ve korunmuş eski evleriyle benzer bir tarihi atmosfer taşır. Kartalkaya Kayak Merkezi, kış aylarında bölgenin en önemli spor ve turizm noktalarından biridir.
Yemekler
Mengen ilçesi, aşçılık okulu geleneğiyle Türkiye'nin mutfak kültürüne yüzlerce usta aşçı yetiştirmiş ve kendi adını taşıyan et ve sebze ağırlıklı yemek çeşitleriyle tanınır. Mengen usulü kuru fasulye, bölgenin en bilinen lezzetlerinden biridir.
Göynük ilçesinin ekmek kadayıfı, ince yapısı ve şerbetli sunumuyla Bolu mutfağının en meşhur tatlıları arasında yer alır. Yöresel köy ekmeği de uzun yıllardır aynı fırın geleneğiyle üretilmeye devam eder.
Orman köylerinde toplanan yabani mantarlarla yapılan yemekler ve tarhana çorbası, kış aylarında Bolu sofralarının vazgeçilmezleri arasındadır. Bal ve pekmez gibi doğal ürünler de yöre mutfağını tamamlar.
Sanayi & Madencilik
Turizm, Abant Gölü, Yedigöller Milli Parkı ve Kartalkaya Kayak Merkezi sayesinde Bolu ekonomisinin en önemli sektörlerinden biri haline gelmiştir; şehir, dört mevsim ziyaretçi çeken bir doğa turizmi merkezi olarak öne çıkar.
Zengin orman varlığı sayesinde kereste ve orman ürünleri sanayisi, ilin geleneksel ekonomik faaliyetlerinden biridir. Şehirdeki gıda ve kağıt sanayisine yönelik tesisler de istihdama katkı sağlar.
Mengen'deki aşçılık eğitimi geleneği, yalnızca bir kültürel unsur değil aynı zamanda Bolu'ya özgü bir 'meslek ihracatı' sektörü haline gelmiştir. Tarım ve hayvancılık da kırsal kesimde yaygın geçim kaynakları arasındadır.
Sosyokültürel Yapı
Bolu, ormanlık coğrafyası ve gurme mutfağıyla (aşçılık geleneği) tanınan, doğa ile iç içe yaşamın öne çıktığı bir Batı Karadeniz ilidir.
Abant Gölü çevresinde yürüyüş yapmak ve göl kıyısındaki restoranlarda yemek yemek Bolu'da en tipik aktiviteler arasındadır.
Bilgin Olsun
Türkiye'deki pek çok otel ve restoranın mutfağında çalışan usta aşçıların önemli bir bölümü, Bolu'nun Mengen ilçesindeki aşçılık okulundan yetişmiştir.