Tarih
Çorum ili sınırları içindeki Boğazkale ilçesinde bulunan Hattuşa, MÖ 1650 civarında Hitit İmparatorluğu'nun başkenti olmuş ve yaklaşık 400 yıl boyunca bu konumunu korumuştur; kent, 1986'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Aynı bölgedeki Alacahöyük ise Hititlerden önce Anadolu'nun en eski yerleşimlerinden biri olarak, tunç çağına ait kral mezarlarıyla tanınır. Bu iki antik kent, Çorum topraklarının insanlık tarihinin en eski uygarlıklarından birine ev sahipliği yaptığını gösterir.
Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra bölge sırasıyla Frigler, Persler, Romalılar ve Bizanslıların egemenliğine girmiştir. Selçuklular döneminde 12. yüzyılda inşa edilen Çorum Kalesi, kentin savunma tarihinde önemli bir yer tutar. Osmanlı döneminde Çorum, Anadolu içindeki konumu sayesinde tarım ve ticaretle gelişen bir sancak merkezi haline gelmiştir.
Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün isteği üzerine 1935'te başlayan Alacahöyük kazıları, Çorum'un arkeolojik mirasının bilimsel olarak gün ışığına çıkarılmasında dönüm noktası olmuştur. Bugün Çorum, hem Hitit uygarlığının izlerini taşıyan ören yerleriyle hem de leblebi üretimiyle Türkiye genelinde tanınan bir kent haline gelmiştir. Kentin arkeoloji müzesi, bölgeden çıkarılan binlerce eseri ziyaretçilerle buluşturmaktadır.
Gezilecek Yerler
Boğazkale ilçesindeki Hattuşa Ören Yeri, Aslanlı Kapı, Kral Kapısı ve Yazılıkaya açık hava tapınağı gibi Hitit dönemine ait anıtsal yapılarıyla Çorum'un en önemli tarihi durağıdır; Boğazkale Müzesi de ören yerini gezmeden önce bölgenin tarihini anlamak için ziyaret edilmelidir. Alaca ilçesindeki Alacahöyük Ören Yeri, sfenksli kapısı ve tunç çağı kral mezarlarıyla Anadolu arkeolojisinin en zengin alanlarından biridir.
Kent merkezindeki Çorum Kalesi, 12. yüzyıldan günümüze ulaşan burçlarıyla şehrin tarihine tanıklık eder ve çevresindeki eski çarşı sokaklarıyla birlikte gezilebilir. Çorum Arkeoloji Müzesi, Hattuşa ve Alacahöyük kazılarından çıkan Hitit dönemi eserlerini sergileyerek bölgenin tarih öncesi ve antik dönemine ışık tutar.
Hıdırlık Camii ve çevresindeki tarihi hanlar, Osmanlı dönemi mimarisinin kent merkezindeki örnekleri arasında sayılır. Çorum'un kırsalındaki termal tesisler ve Kargı ilçesindeki kaplıcalar, tarihi gezinin ardından dinlenmek isteyenler için tercih edilen alanlardır.
Yemekler
Çorum denince akla ilk gelen ürün, Türkiye çapında tanınan ve şehri simgeleyen leblebidir; sade, tuzlu, acılı ve kavrulmuş gibi pek çok çeşidi bulunur. Leblebi, sadece atıştırmalık olarak değil, bazı yerel yemeklerin de malzemesi olarak kullanılır.
Çorum kebabı, ince dilimlenmiş etin şişte özel bir teknikle pişirildiği, yöreye özgü ve bölge dışında da tanınan bir lezzettir. Katmer ve çörek gibi geleneksel hamur işleri de kahvaltı sofralarının vazgeçilmezleri arasındadır.
Yöreye özgü keşkek, özellikle düğün ve bayramlarda büyük kazanlarda hazırlanarak topluca tüketilir. Çorum'un kırsal kesimlerinde üretilen bulgur ve nohut gibi bakliyat ürünleri de yöre mutfağının temel malzemeleri arasında yer alır.
Sanayi & Madencilik
Çorum, Türkiye'nin en büyük leblebi üreticisi olarak bilinir ve bu ürün, kentin hem ekonomisinde hem de kimliğinde önemli bir yer tutar. Bakliyat işleme ve gıda sanayi, ilin sanayi yapısının başında gelir.
Çorum Organize Sanayi Bölgesi, tarım makineleri, döküm ve metal işleme gibi sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda fabrikaya ev sahipliği yaparak kentin sanayi kentleri arasında sayılmasını sağlamıştır. Tarımda buğday, nohut ve şeker pancarı üretimi de bölge ekonomisinin önemli bir parçasıdır.
Hattuşa ve Alacahöyük gibi UNESCO Dünya Mirası alanları sayesinde gelişen arkeoloji turizmi, son yıllarda kentin ekonomisine katkı sağlayan başka bir sektör haline gelmiştir. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, hem tarım hem sanayi alanında Çorum ekonomisinin omurgasını oluşturmaktadır.
Sosyokültürel Yapı
Çorum, Hattuşa'nın (Hitit başkenti) mirasını taşıyan, leblebi üretimiyle özdeşleşmiş, orta ölçekli ve geleneksel bir Karadeniz-İç Anadolu geçiş bölgesi şehridir.
Şehir merkezinde leblebi almak ve Hattuşa'yı ziyaret etmek Çorum'da en tipik aktivitelerdir.
Bilgin Olsun
Hititlerin başkenti Hattuşa'daki Yazılıkaya açık hava tapınağı, dünyanın bilinen en eski kabartma tanrı panteonuna ev sahipliği yapar.