Tarih
Tokat çevresi, antik dönemde Comana Pontica adlı önemli bir kutsal kent ve ticaret merkezine ev sahipliği yapmıştır; bölge sırasıyla Hitit, Frig, Pers ve Pontus krallıklarının egemenliğinde kalmıştır. Roma ve Bizans dönemlerinde kentin bugünkü merkezinde yükselen Tokat Kalesi, savunma amaçlı bir üs olarak kullanıldı. Bu dönemlerde şehir, Anadolu'yu Karadeniz kıyısına bağlayan önemli bir kervan yolu üzerinde yer alıyordu.
12. yüzyılda Danişmendli Türkmen Beyliği'nin başkenti olan Tokat, bu dönemde önemli bir bilim ve kültür merkezine dönüştü; Selçuklu döneminde inşa edilen Gökmedrese, kentin bu altın çağından günümüze kalan en önemli eserlerden biridir. Osmanlı döneminde Tokat, İpek Yolu üzerindeki konumu sayesinde büyük bir ticaret ve zanaat merkezi haline geldi; özellikle bakırcılık ve dokumacılıkta ünlendi. 18. yüzyılda inşa edilen Latifoğlu Konağı, bu dönemin zenginleşen tüccar sınıfının yaşam biçimini yansıtan önemli bir sivil mimari örneğidir.
Cumhuriyet döneminde Tokat, tarımsal üretimi ve zanaat geleneğiyle bölgesel bir merkez olmayı sürdürdü. Kent, hem Danişmendli hem Selçuklu hem de Osmanlı dönemlerinden kalma zengin mimari mirasını koruyarak günümüze taşımıştır. Bugün Tokat, tarihi dokusuyla iç turizmde giderek daha fazla ilgi gören bir destinasyon haline gelmiştir.
Gezilecek Yerler
Şehir merkezinde yükselen Tokat Kalesi, Bizans dönemine uzanan geçmişiyle kentin en önemli simgesidir; geceleri yapılan aydınlatmayla kale, çarşı ve etrafındaki tarihi dokuyla birlikte etkileyici bir manzara oluşturur. Kalenin eteklerindeki Taş Han ve Arastalı Bedesten, Osmanlı dönemi ticaret hayatının canlı tanıklarıdır.
18. yüzyıldan kalma Latifoğlu Konağı, özgün odaları ve süslemeleriyle dönemin Osmanlı sivil mimarisini günümüze taşıyan bir ev müzesi olarak ziyaret edilebilir. Selçuklu döneminden kalan ve bugün müze olarak kullanılan Gökmedrese, kentin taş işçiliği ve mimari mirasını sergiler.
Pazar ilçesindeki Ballıca Mağarası, beş katlı yapısı ve sarkıt-dikit oluşumlarıyla dünyanın en büyük mağaralarından biri kabul edilir ve mağara turizmi açısından Tokat'ın en önemli doğal noktasıdır. Niksar ilçesindeki Danişmend Gazi Türbesi ve kalesi de bölgenin Türkmen beyliği dönemine ait izlerini taşıyan önemli duraklardandır.
Yemekler
Tokat mutfağının en tanınmış yemeği, kıyma, patlıcan ve biberle hazırlanıp güveçte pişirilen Tokat kebabıdır; bu yemek genellikle közlenmiş sebzelerle servis edilir. Testi kebabı da yöre halkının özel günlerde tercih ettiği, toprak testide pişirilen geleneksel bir lezzettir.
Zile pekmezi, bölgenin en tanınmış ürünlerinden biri olup üzüm ve dut gibi meyvelerden geleneksel yöntemlerle üretilir. Yöreye özgü bulgur ve etle hazırlanan yemekler de yerel sofraların önemli bir parçasıdır.
Tokat'ın verimli ovalarında yetişen sebzeler, özellikle patlıcan ve biber, hem taze hem de kurutularak kış aylarında tüketilir. Un ve yağ ağırlıklı geleneksel tatlılardan höşmerim ve kadayıf da bölgede sıkça yapılan tatlılar arasındadır.
Sanayi & Madencilik
Tokat ekonomisinin temelini tarım oluşturur; il, özellikle şeker pancarı, tütün ve sebze üretiminde Karadeniz ve İç Anadolu arasındaki geçiş ikliminden faydalanır. Zile ve Erbaa ovaları, bölgenin en verimli tarım alanları arasında sayılır.
Geleneksel bakırcılık ve el sanatları, Tokat'ın Osmanlı döneminden gelen zanaat kültürünün günümüze uzanan izleridir ve hâlâ küçük atölyelerde sürdürülmektedir. Kentte kurulan organize sanayi bölgesi, gıda işleme ve tekstil gibi sektörlerde istihdam yaratmaktadır.
Tokat Kalesi, Ballıca Mağarası ve tarihi konaklar sayesinde gelişen kültür ve doğa turizmi, son yıllarda ilin ekonomisine katkısını artırmıştır. Şeker fabrikası ve tarıma dayalı sanayi tesisleri de kentin üretim yapısının önemli bir bölümünü oluşturur.
Sosyokültürel Yapı
Tokat, Osmanlı döneminden kalma bir ticaret ve zanaat kültürüne sahip, kale ve tarihi konaklarıyla köklü bir şehir kimliği taşır.
Akşamları kale eteğindeki meydan ve tarihi Sulusokak gezi için tercih edilir; Tokat kebabı yemek en tipik deneyimlerden biridir.
Bilgin Olsun
Ballıca Mağarası, oluşumunun milyonlarca yıl öncesine dayandığı tahmin edilen, beş katlı galerileriyle dünyanın sayılı büyük mağaralarından biridir.