Tarih
Bayburt'un tarihi Urartular ve Romalılara kadar uzanır; kent, Bizans döneminde Baiberdon adıyla anılıyor ve Çoruh Vadisi'ni kontrol eden stratejik bir kale kenti olarak biliniyordu. Bölge sırasıyla Saltuklular ve Danişmendliler gibi Türk beyliklerinin egemenliğine girdi. 1202'de Selçuklular tarafından alınan kent, daha sonra Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmen boyları arasında el değiştirdi.
1473'teki Otlukbeli Savaşı'nda Akkoyunluları yenen Fatih Sultan Mehmet, Bayburt'u Osmanlı topraklarına kattı ve kent, doğuya giden tarihi ticaret yolu üzerindeki konumu sayesinde önemli bir konaklama ve ticaret noktası haline geldi. Osmanlı döneminde şehir, doğuya açılan askeri ve ticari seferlerin geçiş güzergahı olarak stratejik önemini korudu. Bayburt Kalesi, bu dönemde defalarca onarılarak savunma amacıyla kullanılmaya devam etti.
I. Dünya Savaşı sırasında Rus işgaline uğrayan Bayburt, 1918'de kurtarıldı ve Cumhuriyet döneminde önce Gümüşhane'ye bağlı bir ilçe olarak yönetildi. 1989'da yeniden il statüsü kazanan Bayburt, küçük nüfusuna rağmen tarım, hayvancılık ve son yıllarda üniversitesiyle gelişen bir eğitim merkezi olarak öne çıkıyor. Bugün kent, hem tarihi kalesiyle hem de doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor.
Gezilecek Yerler
Şehrin simgesi olan Bayburt Kalesi, Bizans döneminden kalma yüksek burçlarıyla kentin üzerinde yükselir ve buradan Çoruh Vadisi'nin nefes kesen manzarası izlenebilir. Kaleye çıkan dar yokuşlar, çevredeki tarihi Osmanlı evleriyle birlikte kentin eski dokusunu da gözler önüne serer.
Aydıntepe ilçesindeki Yeraltı Şehri, tüf kayalara oyulmuş galerileri ve odalarıyla 3.000 yıllık bir geçmişe sahiptir; dar ve alçak tünellerden oluşan yapısı ziyaretçilere gizemli bir yolculuk sunar. Demirözü ilçesindeki baraj gölü çevresi ise piknik, balık tutma ve doğa yürüyüşü için tercih edilen sakin bir alan olarak bilinir.
Kent merkezindeki Dede Korkut Anıtı, Türk destan geleneğinin en önemli isimlerinden birine ev sahipliği yapan Bayburt'un kültürel mirasını simgeler. Çoruh Nehri kıyısındaki yürüyüş yolları ve çevredeki yaylalar, özellikle yaz aylarında sakin bir doğa molası arayanlar için uygun rotalar sunar.
Yemekler
Bayburt mutfağının en tanınmış yemeği, közlenmiş patlıcan üzerine kıymalı sos dökülerek hazırlanan Bayburt pilavı ile etli kuru fasulyedir. Su böreği ve kesme çorbası da yöre sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır.
Hayvancılığın yaygın olduğu bölgede üretilen kaymak ve tereyağı kahvaltı sofralarının baş tacıdır; taze yoğurt da yöre halkının günlük beslenmesinde önemli bir yer tutar. Yöreye özgü pekmez de yerel pazarlarda kolayca bulunabilir.
Kış aylarının uzun sürdüğü Bayburt'ta, kurutulmuş et ve sebzelerle hazırlanan doyurucu çorbalar sofraların vazgeçilmezidir. Yöresel hamur işleri arasında yer alan kete gibi tatlılar da misafir ağırlamanın önemli bir parçasıdır.
Sanayi & Madencilik
Bayburt ekonomisinin temelini tarım ve özellikle hayvancılık oluşturur; ilin geniş meraları sığır, koyun ve keçi yetiştiriciliğine elverişlidir. Bal üretimi de yüksek yaylalardaki zengin bitki örtüsü sayesinde son yıllarda önem kazanmaktadır.
1988'de kurulan çimento fabrikası, bölgenin sanayi alanındaki ilk büyük yatırımlarından biri olarak uzun yıllar önemini korudu. Bayburt Üniversitesi'nin kurulmasıyla birlikte eğitim sektörü de kentin ekonomisine ve nüfusuna önemli bir hareketlilik kazandırdı.
Aydıntepe Yeraltı Şehri ve Bayburt Kalesi gibi tarihi mekanlar sayesinde gelişen kültür turizmi, Türkiye'nin en az nüfuslu ili olan Bayburt için önemli bir ek gelir kaynağı haline gelmiştir. Küçük ölçekli tarıma dayalı sanayi tesisleri de yerel üretimi destekleyen diğer unsurlardır.
Sosyokültürel Yapı
Bayburt, Türkiye'nin en az nüfuslu illerinden biri olarak güçlü bir göç kültürüne (özellikle şehir dışına) sahiptir; kalan nüfus arasında sıkı komşuluk bağları öne çıkar.
Bayburt Kalesi'ni gezmek ve şehir merkezindeki küçük çarşıyı dolaşmak en tipik aktivitelerdir.
Bilgin Olsun
Bayburt, 83 bin civarındaki nüfusuyla Türkiye'nin 81 ili arasında en az nüfusa sahip ildir.