Tarih
Antalya'nın kuruluşu, MÖ 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos'a dayanır; kral, Akdeniz'de güçlü bir donanma üssü kurmak için bu koyu seçmiş ve şehre kendi adını vererek "Attalia" demiştir.
Şehir sırasıyla Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetine girdi; her dönemden kalan yapılar bugün iç içe görülebilir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Antalya, Türkiye'nin en önemli turizm merkezi hâline geldi.
Roma İmparatoru Hadrianus'un MS 130 yılındaki ziyareti onuruna inşa edilen üç kemerli Hadrianus Kapısı, kentin en gösterişli antik yapılarından biridir. Selçuklular döneminde inşa edilen Yivli Minare ise şehrin bugünkü simgesi hâline gelmiştir.
Gezilecek Yerler
Kaleiçi, dar taş sokakları ve tarihi limanıyla şehrin kalbidir. Düden Şelalesi'nin bir kolu, dramatik biçimde doğrudan denize dökülür.
Aspendos Antik Tiyatrosu, 2000 yıl önce inşa edilmesine rağmen hâlâ konser ve gösteriler için kullanılan, dünyanın en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biridir. Side ve Olimpos antik kentleri sütunları ve tapınak kalıntılarıyla ziyaretçileri ağırlar.
Antalya Müzesi, bölgede bulunan Roma dönemi heykelleriyle Türkiye'nin en zengin müzelerinden biridir. Dağların tepesine kurulmuş antik kent Termessos, Büyük İskender'in bile fethedemediği doğal bir kaleydi. Karain Mağarası'nda ise Anadolu'nun bilinen en eski insan izlerine rastlanmıştır.
Antalya Kalesi'nin (İç Kale) günümüze ulaşan burçları, Kaleiçi'nin çevresini saran tarihi savunma hattının izlerini taşır. Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi, Osmanlı dönemi bir konakta şehrin yakın tarihini anlatır.
Tünektepe Teleferiği, şehri ve denizi kuşbakışı gösteren, özellikle gün batımında tercih edilen bir gezi noktasıdır. Deniz manzaralı Karaalioğlu Parkı, yürüyüş ve dinlenme için Kaleiçi'ne yakın popüler bir duraktır.
Yemekler
Piyaz, haşlanmış kuru fasulye, soğan ve yumurtayla hazırlanan hafif bir yemektir; genellikle şiş köfteyle servis edilir. Hibeş, susam ve kimyon aromalı, ekmeğe sürülen özel bir Antalya sosudur.
Tandır kebabı, kuzu etinin toprak fırınlarda saatlerce pişirilmesiyle hazırlanır. Çevredeki bahçelerde yetişen portakal, şehrin sofralarının vazgeçilmezidir.
Antalya'nın körpe enginarı ve zeytinyağlıları, bölge mutfağının hafif ve sağlıklı yönünü yansıtır. Şehirdeki uluslararası mutfak çeşitliliği, turizmin etkisiyle son yıllarda oldukça zenginleşmiştir.
Sanayi & Madencilik
Turizm, Antalya ekonomisinin en büyük kaynağıdır; şehir her yıl milyonlarca ziyaretçi ağırlar. Antalya ovasındaki geniş seralarda, özellikle domates olmak üzere sebze ve meyve üretimi çok yüksektir.
Çevredeki dağlık alanlarda mermer ocakları işletilir; Antalya mermeri kalitesiyle bilinir. Liman ve lojistik faaliyetler de turizme bağlı olarak gelişmiştir.
Antalya Serbest Bölgesi ve limanı, bölgenin tarım ürünleri ihracatında önemli bir rol oynar. Kongre turizmi ve sağlık turizmi, klasik deniz-kum-güneş turizmine ek olarak son yıllarda hızla büyümektedir.
Sosyokültürel Yapı
Antalya, Türkiye'nin turizm başkenti olması nedeniyle hem yerli hem yabancı nüfusun bir arada yaşadığı, mevsimsel olarak nüfusu ikiye katlanan kozmopolit bir şehirdir. Farklı ülkelerden emekli yerleşimciler de şehrin sosyal dokusuna katkı sağlar.
Akşamları Kaleiçi ve marina çevresi tercih edilir; alışveriş için hem eski çarşı hem modern AVM'ler bir arada bulunur, gençler ise Konyaaltı sahilinde buluşur.
Bilgin Olsun
Aspendos Antik Tiyatrosu, akustiği sayesinde mikrofon kullanılmadan binlerce kişiye ses ulaştırabilir.