Tarih
Yozgat'ın bulunduğu bölge, Hitit döneminden beri yerleşim görmüş olsa da, şehir bugünkü kimliğini 18. yüzyılda Çapanoğulları ailesinin burayı bir yönetim merkezi hâline getirmesiyle kazandı.
Osmanlı döneminde önemli bir taşra merkezi olan Yozgat, Çapanoğlu ailesinin inşa ettirdiği cami ve konaklarla zenginleşti.
Cumhuriyet döneminde tarım ve ormancılıkla gelişen Yozgat, bugün de bu ekonomik yapıyı büyük ölçüde koruyor.
Gezilecek Yerler
Çapanoğlu Camii, 18. yüzyıldan kalma büyük ve gösterişli bir Osmanlı yapısıdır. Nizamoğlu Konağı, dönemin sivil mimarisini yansıtan, müze olarak kullanılan tarihi bir konaktır.
Çamlık Milli Parkı, şehir merkezine yakın, piknik ve doğa yürüyüşü için tercih edilen ormanlık bir alandır. Yozgat Müzesi, bölgeden çıkarılan tarihi eserleri sergiler.
Yozgat Kalesi'nden şehir manzarası izlenir. Divanlı ve Aydıncık ilçelerindeki yaylalar, yaz aylarında serin bir kaçış noktasıdır.
Yemekler
Yozgat testi kebabı, etin sebzelerle toprak testi içinde pişirilmesiyle hazırlanan gösterişli bir yemektir. Çorbalar arasında yayla ve tarhana çorbası öne çıkar.
Höşmerim ve un helvası, bölge tatlıları arasında sayılır. Bulgur pilavı ve mantı, günlük sofraların klasikleridir.
Yozgat'ın bal ve süt ürünleri, ormanlık ve yaylalık arazilerden elde edilir. Kuru fasulye de yöresel mutfağın vazgeçilmezleri arasındadır.
Sanayi & Madencilik
Yozgat ekonomisinde tarım ve hayvancılık önemli yer tutar; tahıl, şeker pancarı ve elma üretimi yaygındır.
Orman ürünleri ve kereste sanayisi, Çamlık ve çevresindeki ormanlık alanlardan beslenir. Un ve şeker fabrikaları, şehrin sanayi kollarındandır.
Bölgede az miktarda madencilik faaliyeti sürdürülmektedir; ekonominin ağırlık merkezi tarım ve ormancılıktır.
Sosyokültürel Yapı
Yozgat, tarım ve ormancılığa dayalı, sakin ve geleneksel bir İç Anadolu toplumsal yapısına sahiptir; Çapanoğlu ailesinin mirası şehir kimliğinde hâlâ hissedilir.
Çamlık Milli Parkı piknik ve yürüyüş için, şehir merkezi ise günlük alışveriş için tercih edilir.
Bilgin Olsun
Çamlık Milli Parkı, Yozgat şehir merkezine yürüme mesafesinde olan, Türkiye'nin ilk millî parklarından biridir (1958).