Tarih
Yalova ve çevresi, antik çağda Bitinya bölgesinin bir parçasıydı; bugünkü Hersek yakınlarında Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından annesi Helena adına 'Helenopolis' kenti kurulmuştur. Bölgenin kaplıcaları, Roma ve Bizans dönemlerinde de şifa amacıyla kullanılmıştır. Bu uzun geçmiş, Yalova'yı Marmara'nın en eski yerleşim alanlarından biri hâline getirmiştir.
Bölge, 1326 yılında Bursa'nın fethiyle aynı döneme denk gelecek şekilde Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde Yalova, İstanbul'a yakınlığı sayesinde meyve bahçeleri ve kaplıcalarıyla tanınan sakin bir kasaba olarak kalmıştır. Termal kaplıcaları bu dönemde de padişahlar ve devlet adamları tarafından ziyaret edilmeye devam etmiştir.
Kurtuluş Savaşı yıllarında 1920-1921 arasında Yunan işgaline maruz kalan bölge, savaşın ardından yeniden imar edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün 1929'dan itibaren Termal'e gösterdiği özel ilgi, bölgenin bir dinlenme ve sağlık merkezi olarak gelişmesini hızlandırmıştır. Yalova, 1995 yılında bağımsız bir il olmuş, 1999 Gölcük depreminde ağır hasar görse de hızla yeniden inşa edilmiştir.
Gezilecek Yerler
Termal ilçesindeki Yalova Termal Kaplıcaları, Türkiye'nin ilk resmî kayıtlı yüzme havuzuna sahip olmasıyla bilinir ve ormanlık bir vadinin içine yerleşmiş açık ve kapalı havuzlarıyla ziyaretçilerini ağırlar. Bölgedeki tarihi hamamlar, Osmanlı döneminden bu yana kesintisiz kullanılmaktadır.
Atatürk'ün Termal'deki köşkü ve çevresindeki botanik bahçesi, dünyanın farklı yerlerinden getirilen nadir ağaç türleriyle küçük ama etkileyici bir arboretum oluşturur. Köşkün bahçesindeki yüzlerce yıllık çınar ağaçları, ziyaretçilere gölgelik bir dinlenme alanı sunar.
Yalova'nın sahil şeridi ve Çınarcık ilçesinin koyları, İstanbul'a feribotla kısa bir mesafede olması sayesinde yaz aylarında yoğun ilgi görür. Altınova çevresindeki Hersek Lagünü, kuş gözlemciliği için sakin ve doğal bir alan sağlar.
Yemekler
Yalova, Türkiye'nin kivi üretiminde önde gelen illerinden biridir; bu nedenle taze kivi ve kivi reçeli, bölgeye özgü lezzetler arasında sayılır. Meyve bahçelerinin bolluğu, şeftali ve çeşitli sebzelerin de sofralarda bolca yer bulmasını sağlar.
Kıyı kesimindeki balıkçı lokantaları, Marmara Denizi'nden gelen taze balıkları mevsimine göre sofraya taşır. Özellikle sonbahar ve kış aylarında balık çeşitliliği artar.
Termal bölgesinin köylerinde hâlâ geleneksel yöntemlerle hazırlanan köy kahvaltıları, yöresel peynir ve reçel çeşitleriyle zenginleşir. Yalova'nın verimli toprakları, organik tarıma uygun küçük çiftliklerin de gelişmesine zemin hazırlamıştır.
Sanayi & Madencilik
Yalova, yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en küçük ili olmasına rağmen sanayi üretiminde oldukça güçlüdür; özellikle otomotiv yan sanayi ve plastik/kimya sektörlerinde faaliyet gösteren fabrikalar ilin organize sanayi bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Bu sanayi yapısı, ilin İstanbul ve Bursa'ya olan yakınlığından güç almaktadır.
Tarımda meyvecilik öne çıkar; il, Türkiye'nin kivi üretiminin büyük bir bölümünü tek başına karşılar. Sebzecilik de verimli ovalarda yaygın olarak yapılmaktadır.
Termal turizmi, ilin ekonomisine önemli bir katkı sağlar; yerli ve yabancı ziyaretçiler yıl boyunca kaplıcalara akın eder. İstanbul'dan emekli olup Yalova'ya yerleşenlerin artması, son yıllarda konut sektörünün de hızla büyümesine yol açmıştır.
Sosyokültürel Yapı
Yalova, İstanbul'a çok yakın olması nedeniyle hafta sonu kaçamaklarının ve emeklilik sonrası yerleşimin gözde adreslerinden biridir; sakin ve yavaş bir yaşam temposu öne çıkar.
Termal tesislerde dinlenmek Yalova'nın en tipik aktivitesidir; sahil şeridinde yürüyüş, Termal ilçesinde ise doğa yürüyüşü tercih edilir.
Bilgin Olsun
Yalova, yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en küçük ili olmasına karşın, Atatürk'ün bizzat ilgilendiği Termal bölgesindeki havuz, ülkenin ilk resmî kayıtlı yüzme havuzu olma özelliğini taşır.