Tarih
Kilis ve çevresi, Hititlerden Asurlulara, Roma'dan Bizans'a kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış çok eski bir yerleşim bölgesidir. Şehrin yakınındaki Oylum Höyük, bölgedeki insan yerleşiminin binlerce yıl öncesine dayandığını gösteren en önemli arkeolojik alandır. Antik dönemde bölge, Halep ile Anadolu arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasında yer almıştır.
Ortaçağ'da Bizans, Selçuklu, Memlük egemenliklerinin ardından 16. yüzyılda Osmanlı topraklarına katılan Kilis, uzun süre Halep vilayetine bağlı önemli bir ticaret ve konak şehri olarak gelişmiştir. Şehirdeki taş konaklar ve camiler bu döneme ait zengin bir mimari mirası günümüze taşımıştır. Ravanda Kalesi de bu dönemler boyunca stratejik bir savunma noktası olarak kullanılmıştır.
Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız işgaline karşı direnişiyle öne çıkan Kilis, bu mücadelesi nedeniyle İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Cumhuriyet döneminde uzun süre Gaziantep'e bağlı bir ilçe olan Kilis, 1995 yılında yeniden il statüsü kazanmıştır. 2011 sonrasında Suriye'deki iç savaş nedeniyle sınır ilinin nüfusu ve toplumsal yapısı önemli ölçüde etkilenmiştir.
Gezilecek Yerler
Polateli ilçesi sınırlarındaki Ravanda Kalesi, yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olup Hititlerden Bizans'a, Memlüklerden Osmanlı'ya kadar birçok medeniyet tarafından kullanılmıştır. Kalenin sağlam duvarları ve etkileyici konumu, çevresindeki ovaya hâkim bir manzara sunar. Tarihi boyunca bölgenin savunmasında kilit bir rol oynamıştır.
Şehir merkezindeki 16. yüzyıldan kalma Tekke Camii (Canbolat Paşa Camii), zarif minaresi ve taş işçiliğiyle Kilis'in en önemli Osmanlı dönemi eserlerinden biridir. Hemen çevresinde bulunan Hoca Hamamı ve Tuğlu Hamamı gibi tarihi hamamlar da şehrin eski çarşı dokusunu tamamlar. Neşet Efendi Konağı ve Ahmet Bey Konağı gibi geleneksel taş konaklar, Kilis'in özgün sivil mimarisini yansıtır.
Oylum Höyük, bölgedeki en eski yerleşimlerden birini barındıran önemli bir arkeolojik kazı alanıdır ve çıkarılan eserlerin bir kısmı Kilis Müzesi'nde sergilenmektedir. Müzede ayrıca kentin geleneksel sabun ve zeytinyağı üretimine dair zengin bir bölüm bulunur. Şehrin dar sokaklarında yürüyerek taş evleri ve küçük esnaf dükkânlarını görmek, Kilis'i tanımanın en keyifli yollarından biridir.
Yemekler
Kilis mutfağı, Türk mutfağı ile Halep mutfağının özelliklerini bir arada taşır ve bu yönüyle Güneydoğu'nun diğer illerinden ayrılır. Kilis Tava, kıyma, kuyruk yağı, sarımsak ve biberin taş fırında tepside pişirilmesiyle yapılan, şehrin en meşhur yemeğidir. Zeytinyağlı yemekler de mutfakta geniş bir yer tutar.
Ekşili köfte ve abugannuş gibi Halep etkisi taşıyan yemekler Kilis sofralarının vazgeçilmezidir. Analık çorbası ve Kilis kebabı da şehre özgü, baharatlı ve doyurucu tatlar arasında sayılır. Yemeklerde sarımsak ve kuru biber sıkça kullanılan temel malzemelerdir.
Kilis, zeytin ve zeytinyağı üretimiyle de tanınır; şehrin çevresindeki geniş zeytinlikler hem sofralık zeytin hem de yağlık üretim için önemlidir. Yöreye özgü sabunlar da geleneksel olarak zeytinyağından üretilir. Tatlılarda ise künefe ve şam tatlısı gibi Halep mutfağından esinlenen lezzetler öne çıkar.
Sanayi & Madencilik
Kilis ekonomisinin temelini tarım oluşturur; zeytin, üzüm, buğday ve antep fıstığı bölgenin başlıca ürünleri arasındadır. Zeytinyağı üretimi hem yerel ekonomi hem de ihracat açısından şehir için büyük önem taşır. Bağcılık da kırsal kesimde geleneksel bir uğraş olarak sürdürülmektedir.
Sınır ili olması nedeniyle Kilis, tarih boyunca Suriye ile yapılan sınır ticaretinden önemli ölçüde etkilenmiştir. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, özellikle tekstil ve gıda sektöründe şehir ekonomisine katkı sağlamaktadır. Son yıllarda sınır ticaretindeki dalgalanmalar yerel ekonomiyi doğrudan etkilemektedir.
Zeytinyağı ve sabun üretimi, Kilis'in geleneksel el sanatları ve küçük sanayisinin önemli bir parçasını oluşturur. Organize sanayi bölgesindeki tesisler gıda işleme ve tekstil alanlarında faaliyet göstermektedir. Tarıma dayalı sanayi, ilin ekonomik yapısında baskın konumunu korumaktadır.
Sosyokültürel Yapı
Kilis, küçük nüfuslu ama Suriye sınırındaki konumu nedeniyle göç ve ticaretin şekillendirdiği, sıcak ve misafirperver bir toplumsal yapıya sahiptir.
Şehir merkezindeki çarşı günlük alışveriş için tercih edilir; zeytin ve zeytinyağı almak Kilis'te tipik bir aktivitedir.
Bilgin Olsun
Kilis, nüfusuna oranla Türkiye'ye en çok doktor, mühendis ve akademisyen yetiştiren illerden biri olarak bilinir; bu nedenle şehir zaman zaman esprili biçimde "beyin gücü" ile anılır.