TürkiyeRehberi

Tarih

Tekirdağ'ın bulunduğu topraklar, MÖ 7. yüzyılda Samos adasından gelen kolonistler tarafından 'Bisanthe' adıyla kurulmuştur. Bizans döneminde 'Rhaidestos' olarak anılan kent, İstanbul'un tahıl ihtiyacının karşılandığı önemli bir liman kenti hâline gelmiştir. Verimli toprakları ve deniz bağlantısı sayesinde bölge, antik çağdan beri ticaret yolları üzerinde yer almıştır.

Kent, 1357 yılında Şehzade (I.) Murad tarafından Osmanlı topraklarına katılmış ve zamanla 'Tekfurdağı', ardından 'Tekirdağ' adını almıştır. 1720-1735 yılları arasında Osmanlı'ya sığınan Macar milli kahramanı II. Rákóczi Ferenc, sürgün yıllarını burada geçirmiş ve bugün onun evi müze olarak ziyarete açıktır. Osmanlı döneminde şehir, bağcılığı ve şarap üretimiyle de tanınmıştır.

Kent, I. Dünya Savaşı sonrasında 1920-1922 yılları arasında Yunan işgaline uğramış, 13 Kasım 1922'de kalıcı olarak Türk topraklarına katılmıştır. Cumhuriyet'in ilanından kısa süre sonra 1923'te il merkezi olmuştur. 2012 yılında büyükşehir statüsü kazanan Tekirdağ, Trakya bölgesinin tek büyükşehridir ve bugün sanayi ile tarımın iç içe geçtiği hızla büyüyen bir kent konumundadır.

Gezilecek Yerler

Tekirdağ'ın en özgün duraklarından biri, Macar milli kahramanı II. Rákóczi Ferenc'in sürgün yıllarını geçirdiği evden dönüştürülen Rákóczi Müzesi'dir; ahşap cumbalı bina, dönemin eşyalarıyla korunmaktadır. Hemen yakınındaki Rakoczi Caddesi, tarihi dokusunu koruyan sokaklarıyla kısa bir yürüyüş için idealdir. Tekirdağ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde bölgeden çıkarılan antik dönem eserleri sergilenir.

Mimar Sinan'ın eserlerinden olduğu bilinen Rüstem Paşa Camii, kentin Osmanlı dönemi mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Şehir merkezindeki eski çarşı sokakları, günümüzde kafeleri ve dükkânlarıyla hem yerel hem ziyaretçi hayatının kalbini oluşturur. Karaevlialtı Höyüğü, bölgedeki en eski yerleşimlerden birine ait izleri barındırır.

Şarköy ve Mürefte kıyı kasabaları, çevrelerindeki geniş bağlarıyla hem şarap turlarına hem de sakin bir Marmara tatiline ev sahipliği yapar. Marmara Ereğlisi'nin uzun sahili, yaz aylarında deniz tatili için tercih edilir. Malkara ve Hayrabolu gibi ilçelerin köyleri, Trakya'nın kırsal yaşamını ve geniş tarım ovalarını görmek isteyenler için güzel bir rota sunar.

Yemekler

Tekirdağ'ın en tanınmış lezzeti, ince ve uzun şekliyle diğer köftelerden ayrılan Tekirdağ köftesidir; közlenmiş biber ve domatesle birlikte servis edilir. Bu köfte, adını verdiği şehrin dışında da Türkiye'nin dört bir yanında bilinir hâle gelmiştir.

Şehir, Türkiye'nin en önemli rakı üretim merkezlerinden biridir; bölgedeki üretim tesisleri ülke çapında dağıtılan rakının önemli bir bölümünü karşılar. Şarköy ve Mürefte çevresindeki bağlardan elde edilen üzümlerle üretilen şaraplar da bölge mutfağının önemli bir parçasıdır.

Kıyı kesiminde balık çeşitliliği zengindir; özellikle sonbahar aylarında Marmara'nın çeşitli balıkları sofralara taze olarak gelir. Bağ kültürünün izleri, üzüm yaprağı sarmaları ve pekmez gibi geleneksel ürünlerde de kendini gösterir.

Sanayi & Madencilik

Tekirdağ, Çorlu ve Çerkezköy başta olmak üzere kurulu büyük organize sanayi bölgeleriyle Trakya'nın en önemli sanayi merkezlerinden biridir. Tekstil, otomotiv yan sanayi ve gıda üretimi bu bölgelerde öne çıkan sektörlerdir.

Tarımda buğday, ayçiçeği ve özellikle bağcılık, ilin ekonomisinde büyük paya sahiptir. Şarköy ve Mürefte çevresindeki bağlar, hem şarapçılık hem de sofralık üzüm üretimi için önemlidir.

Tekirdağ Limanı, tahıl ve konteyner taşımacılığında Marmara'nın işlek limanlarından biridir. Sanayideki hızlı büyüme, kentin nüfusunu ve İstanbul'a olan göçü de doğrudan etkilemiştir.

Sosyokültürel Yapı

Tekirdağ, hem sanayi hem tarım toplumunu bir arada barındıran, İstanbul'a yakınlığı sayesinde hızla büyüyen ve göç alan bir şehirdir. Bağcılık kültürü ve rakı üretimi, yerel kimliğin önemli bir parçasını oluşturur.

Akşam yürüyüşü için sahil şeridi, alışveriş için şehir merkezindeki caddeler tercih edilir; yaz aylarında sahil kasabaları (Şarköy, Mürefte) tatil ve eğlence için öne çıkar.

Bilgin Olsun

Macaristan'ın milli kahramanı II. Rákóczi Ferenc, hayatının son 15 yılını Tekirdağ'da sürgünde geçirmiş ve bugün onun evi, Macaristan dışındaki nadir Macar müzelerinden biri olarak ziyarete açıktır.