TürkiyeRehberi

Tarih

Çankırı'nın antik adı Gangra'dır; Paflagonya Krallığı'nın önemli bir merkeziydi.

Selçuklu döneminde Çobanoğulları Beyliği'ne başkentlik yapan şehir, Osmanlı döneminde de bölgesel bir idari merkez olarak varlığını sürdürdü.

Cumhuriyet döneminde tuz madenciliği ve tarımla tanınan Çankırı, bugün de bu kimliğini koruyor.

Gezilecek Yerler

Çankırı Kalesi, şehre tepeden bakan tarihi bir yapıdır. Taş Mescit, Selçuklu döneminden kalma küçük ama önemli bir eserdir.

Çankırı Tuz Mağarası, sağlık turizmi için ziyaret edilen, Avrupa'nın en büyük tuz mağaralarından biridir. Çankırı Müzesi, bölgeden çıkarılan tarihi eserleri sergiler.

Ilgaz Dağı Milli Parkı, kayak turizmi ve doğa yürüyüşü için tercih edilir. Yapraklı ve Eldivan çevresindeki yaylalar, yaz aylarında serin bir kaçış noktasıdır.

Yemekler

Çankırı'nın çedene aşı ve yağlı aşı, geleneksel buğday yemekleri arasında sayılır. Katıklı ekmek, bölgeye özgü bir fırın ürünüdür.

Keşkek ve höşmerim, bölge sofralarının klasikleri arasındadır. Kuru fasulye ve bulgur pilavı da sıkça pişirilir.

Çankırı'nın tuzlu ayranı ve peyniri, yöresel süt ürünleri arasında öne çıkar. Erişte, ev yapımı olarak hazırlanan geleneksel bir hamur işidir.

Sanayi & Madencilik

Çankırı, Türkiye'nin en büyük kaya tuzu yataklarından birine sahiptir; tuz madenciliği şehir ekonomisinin temel taşlarından biridir.

Tarımda tahıl ve şeker pancarı üretimi yaygındır. Hayvancılık, özellikle küçükbaş, kırsal kesimde önemli bir gelir kaynağıdır.

Orman ürünleri ve kereste sanayisi, Ilgaz Dağı çevresindeki ormanlık alanlardan beslenir.

Sosyokültürel Yapı

Çankırı, tuz madenciliğine dayalı, küçük nüfuslu ve geleneksel bir İç Anadolu ilidir; komşuluk ve aile bağları toplumsal yaşamın temelini oluşturur.

Tuz Mağarası'nı ziyaret etmek sağlık amaçlı popüler bir aktivitedir; şehir merkezindeki çarşı ise günlük alışveriş için kullanılır.

Bilgin Olsun

Çankırı Tuz Mağarası, kaya tuzu ocaklarının içine kurulmuş olup solunum yolu hastalıkları için doğal tedavi ortamı sunar.